Özel Arama

Kedi isimleri

17/5/2008 -Kategori: Kediler

ANGEL                ARAP                AZMAN                BADEM               
BALKIZ                BEBEK                BEBİŞ                BEDİŞ               
BEKİR                BELLA                BENEK                BEYAZ               
BICIR                BICIRIK                BIDIK                BIZDIK               
BİBER                BİJU                BİKO                BİNNAZ               
BOBO                BONBON                BONCUK                BÖCEK               
BULUT                BÜCÜR                BÜDÜ                CADI               
CAN                CANCAN                CANDY                CARMEN               
CASPER                CEVİZ                CEYLAN                CHARLIE               
CINDY                CİCİ                CİMCİME                CİN               
CİNA                CİNGÖZ                CLEO                COCO               
ÇAMUR                ÇAPKIN                ÇILGIN                ÇITIR               
ÇİLEK                ÇİLLİ                ÇİNKO                ÇİRKİN               
ÇİTA                ÇORAP                DİLBER                DUMAN               
DÜĞME                EFE                ELIZABETH                ESMERALDA               
FELİS                FELİX                FINDIK                FISTIK               
FİSTAN                GARİP                GIPSY                GİNGER               
GİZMO                GRİ                GÜMÜŞ                HAYDUT               
İPEK                İRMA                JAPON                JULIET               
JUNIOR                KADİFE                KAPLAN                KARA               
KARAKIZ                KARAM                KARAMEL                KARTOPU               
KATHY                KATİ                KAVUN                KAYISI               
KEDİ                KEDİCAN                KEDİCİK                KEKİK               
KINALI                KISMET                KITTY                KIZIM               
KİMYON                KİRAZ                KİRLOŞ                KİTİ               
KONTES                KORSAN                KÖMÜR                KÖPÜK               
KUKİ                KÜÇÜK                LEO                LEONARDO               
LEYDİ                LILLY                LOKUM                LOLİTA               
LUCKY                LUCY                LULU                LUNA               
MAVİŞ                MAX                MAY                MAYA               
MERCİMEK                MESTAN                MICKEY                MIRIL               
MIRMIR                MIRNIK                MISTIK                MİCHA               
MİÇO                MİDAS                MİKİ                MİKROP               
MİMİ                MİNİ                MİNİK                MİNİŞ               
MİNNOŞ                MİNO                MİSKET                MİŞA               
MONA                MOZART                MURKA                MUSTİ               
MUTSİ                NANE                NAZLI                NOKTA               
OĞLUM                OĞLUŞ                OSCAR                PAFİ               
PAMUK                PANDA                PANTER                PAPATYA               
PAPİ                PAŞA                PATİ                PELE               
PEMBE                PEPE                PINKY                PIRTIK               
PITIR                PITIRCIK                PITIŞ                PİNKY               
PİSİ                PİSİCAN              
POFUDUK                PONÇİK               
PONPON                PORTAKAL                PRENS                PRENSES               
PUFFY                PUFİ                PUFY                PUNKY               
PUSSY                SACHA                SAFİYE                SAMİ               
SAMUR                SARI                SARI KEDİ                SARIKIZ               
SARMAN                SEMENTHA                SİMBA                SİNBAD               
SİS                SİYAMİ                SMOKEY                SOKAK               
SONYA                SULTAN                SUNNY                SUSAM               
SÜRMELİ                SÜTLAÇ                ŞANS                ŞANSLI               
ŞARLO                ŞEKER                ŞILLIK                ŞIMARIK               
ŞİBA                ŞİLA                ŞİRİN                ŞİVA               
TARÇIN                TEKİR                TIGER                TIRMIK               
TİNA                TİTREK                TOM                TOPAK               
UĞUR                ÜZÜM                YAĞMUR                YAMYAM               

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Annesiz yavru kedi bakımı

17/5/2008 -Kategori: Kediler

    Bir yavru kedinin annesinden ayrılması için ideal dönem 8 haftalık olduğu zamandır. Anne sütü yavru kedinin gelişimi için hayati önem taşıyan besinlerin yanı sıra, onu ilk haftalarda bulaşıcı hastalıklardan koruyacak olan antikorları da barındırır. Bu nedenle yavruları anneden erken ayırmak, onların pek çok sağlık sorununa karşı savunmasız kalmalarına yol açar. Fakat kimi zaman anne kedi öldüğü, hastalandığı, yavrularını reddettiği ya da bir nedenle onlardan ayrıldığı için yavruların bakımını üstlenmeniz gerekebilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda neler yapmalısınız? 

Eğer yavru kedi 4 haftalıktan büyükse bakımı nispeten daha kolaydır. Daha küçük yavrular için mutlaka öncelikle bir süt anne bulmaya çalışmalısınız. Yaşadığınız yerdeki veteriner kliniklerine, barınaklara, tanıdığınız kedi seven insanlara haber bırakın. Pek çok anne kedi, kendisinin olmayan yavruları da kabul edecektir. 

Eğer bir süt anne bulamıyorsanız, anne kedinin yerini siz dolduracaksınız demektir. Her ne kadar gerçek bir annenin yerini tutmak imkansız olsa da, iyi bir bakımla yavruya hayatta kalma şansını vermek sizin elinizdedir.

ISINMA

Annesiz bir yavru kediyi bulduğunuz anda yapmanız gereken ilk şey, onu üşümekten kurtarmaktır. Yavru kediler yaklaşık 5 haftalık oluncaya dek kendi vücut ısılarını korumaktan acizdirler. Bu nedenle onu hemen giysilerinizin içine, sizin vücut ısınızı alabileceği bir şekilde koyun ve imkanınız varsa en yakın veteriner kliniğine götürün. Anneden ayrı kaldığı zaman boyunca meydana gelen olumsuzlukları ancak bir veteriner hekim anlayabileceği ve doğru şekilde müdahale edebileceği için, kedi bakımında ne kadar deneyimli olursanız olun bu adımı atlamayın.

Eve döndüğünüzde yavru için evin sakin, hava akımı olmayan bir köşesinde bir yer hazırlayın. Orta büyüklükte bir karton kutunun içine birkaç kat temiz kumaş serin. Naylon, muşamba gibi malzemeler kullanmaktan kaçının. Evinizde varsa bir sıcak su torbası, yoksa bir su şişesinin içine kaynar olmayan sıcak su doldurarak ve şişeyi havluya sararak kutunun içine koyun. Yavruyu havluya sardığınız bu şişenin yanına yerleştirin. Şişenin ağzının kesinlikle su sızdırmamasına ve yavrunun sıcak şişeye doğrudan temas etmemesine özen gösterin. Şişedeki suyu sık sık kontrol edin ve soğudukça yeniden sıcak suyla doldurun. Kutunun altına ya da içine asla elektrikli battaniye gibi ısıtıcılar koymayın.

BESLENME  

Yavru henüz kendi kendine yiyemeyecek kadar küçükse, beslenmesi için biberon (petshoplarda ve veteriner kliniklerinde satılan yavru kedi biberonları ya da eczaneden alabileceğiniz en küçük boy biberon) ve veterinerinizden ya da petshoptan alacağınız anne sütünün yerine geçen bir ürün kullanın. Eğer yaşadığınız yerde bunları bulamıyorsanız eczanelerde satılan, yeni doğan bebekler için üretilmiş TAURİNLİ ve LAKTOZU AZALTILMIŞ bir mamayı en küçük boy bebek biberonuyla verebilirsiniz.

Mamayı küçük miktarlar halinde bir seferlik hazırlayın ve artan kısmını yeniden kullanmayın, atın. Mama ne sıcak ne de soğuk olmalı, oda sıcaklığında olmalıdır. Yavru her 3-4 saatte bir beslenmelidir. Eğer insanlar için yapılmış bir biberon kullanıyorsanız, biberonun memesinin üst kısmına küçük bir delik açın; böylelikle hazırladığınız mama rahatça biberonun ağzından geçecektir.

Yavruyu beslemek için kucağınıza bir havlu serin ve yavruyu bu havlunun üzerine karınüstü duracak şekilde koyun. Sırtüstü ya da yan yatırmayın; ensesinden tutarak havaya ya da arka ayakları üzerinde kaldırmayın çünkü bu pozisyonlardayken mamanın nefes borusuna, akciğerlerine kaçması ve yavrunun boğulması tehlikesi vardır. Biberonu ağzına yaklaştırdığınızda kokuyu alıp kendiliğinden memeye yapışmıyorsa parmağınızı hafifçe ön dişleri arasına sokarak, kesinlikle zorlamadan ağzını açın ve biberonun ucunu ağzına yerleştirin. Bunu yaptığınızda emmeye başlamalıdır. Eğer yavru emmiyorsa zorla içirmeye çalışmayın, derhal veterinerinize başvurun. Biberonu yere 45 derece açı yapacak şekilde tutun; bu sayede yavru emerken hava kabarcıkları oluşmaz ve hava yutmaz. İstediği kadar emmesine izin verin, bıraktığında daha fazla emmesi için onu zorlamayın. Karnı doyduğunda göbeği hafifçe şişkin yuvarlak bir şekil alacak ve emmeyi bırakacaktır. Yavruyu omzunuza yaslanacak şekilde tutarak çok hafif bir şekilde sırtına parmağınızla vurarak gazını çıkarmasını sağlayın.

TUVALET

Anne kedi yavrularını emzirdikten sonra onların karnını ve genital bölgelerini yalayarak tuvaletlerini yaptırır. Siz de her beslenmeden sonra aynı işlemi yapmalısınız. Bu işlem için yavruyu bir kağıt havlu üzerine sırtüstü kucağınıza yatırın. Ilık suyla hafifçe ıslatılmış bir pamukla karnından aşağıya doğru bastırmadan, yumuşak hareketlerle masaj yapın. Yavru tuvaletini yaptığında yine hafifçe ıslatılmış bir pamukla temizleyin ve güzelce kurulayın. Eğer yavruda ishal ya da kabızlık oluştuysa hiç vakit kaybetmeden veterinerinize başvurun.

PİRELER

Annesiz bir yavru kediyi en kısa zamanda bir veterinere götürmenin bir başka önemi de, yavruyu bir an önce pirelerden arındırmak gerekliliğidir. Pireler bir yavru kedi için son derece tehlikeli olan kansızlığa yol açmalarının yanı sıra, yine hayati tehlike anlamına gelen iç parazitleri de taşırlar. Veteriner hekiminize danışmadan yavruya HİÇBİR dış parazit ilacı uygulamayın. Yanlış ürünü kullanmanız, ya da doğru ürünü yanlış doz veya şekilde kullanmanız yavrunun zehirlenmesine yol açabilir.

GELİŞİM EVRELERİ

Yavru kediler birinci haftanın sonunda doğum ağırlığının iki katına ulaşırlar. Doğduklarında kapalı olan gözleri 8-12. günde açılır. Başlangıçta mavi olan gözleri iki hafta sonra renk değiştirmeye başlayacak, esas göz rengi 3. ayda belli olacaktır. İki haftalık olduklarında yapışık olan kulakları açılır ve seslere tepki vermeye başlarlar. Üç haftalık olduklarında yürüme girişimleri başlayacak, 4 haftalık olduklarındaysa süt dişleri çıkmaya ve oyun oynamaya başlayacaklardır. Sağlıklı bir yavru kedi iştahlıdır, uyuduğu saatler dışında hareketlidir ve düzenli olarak tuvaletini yapar. Yavru kedinizin iştahında, hareketliliğinde olağan dışı bir durum gözlemlediğinizde (gözlerde çapaklanma, göz veya burunda akıntı, ishal ya da kabızlık, karnın içeri çökük durması, derisini tutup bıraktığınızda hemen eski haline gelmemesi, halsizlik, soluk alıp vermede güçlük gibi) vakit kaybetmeksizin veterinerinize başvurun.

YARI KATI GIDAYA GEÇİŞ

Yavru 4 haftayı doldurduğunda biberonla beslemenin yanı sıra sulandırılmış konserve yavru kedi mamasını ya da veterinerinizin tavsiyesiyle evde hazırlayacağınız bir mamayı ona verebilirsiniz. Başlangıçta biberonla beslemeye düzenli olarak devam edin fakat gün içinde ona ılık suyla karıştırdığınız mamayı da bir tabakta verin. Mamayla ilgilenmiyorsa zorlamayın. Yavru mamayı yemeye başladığında gitgide biberon öğünlerini azaltın ve bunun yerine mamasını verin. Bu dönemde yavrunun dışkısını dikkatle gözlemleyin. İshal ya da kabızlık şekillenmesi durumunda vakit kaybetmeden veterinerinize başvurun. 5. haftadan itibaren mamadaki su miktarını azaltarak doğrudan konserve mamayı vermeye başlayabilirsiniz. Konserve mamanın yanı sıra ılık yoğurt, haşlanmış ve kemikleri ayıklanmış, küçük parçalar halinde doğranmış ya da blenderdan geçirilmiş et, tuzsuz lor peyniri, haftada bir kez haşlanmış yumurta sarısı gibi gıdalar da verebilirsiniz.

AŞI VE PARAZİT UYGULAMALARI

Yavru kedinin iç ve dış parazit uygulamaları için 3. haftadan itibaren veteriniz en uygun programı belirleyecektir. Genellikle parazit uygulamasını takiben bulaşıcı hastalıklara karşı koruyucu aşı programına geçilir. Kedinizin sağlıklı bir hayat sürebilmesi aşılarını düzenli olarak yaptırmalısınız.

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kedilerde aşı

14/5/2008 -Kategori: Kediler

Kediniz için hazırlanabilecek bir çok aşı programı olmasına karşın, veteriner hekiminiz kedinizi muayene ettikten sonra, genel durumuna göre en uygun aşı programını hazırlayarak size verecektir. Örnek olması açısından hazırladığımız bir aşı programını aşağıda vermekteyiz. Tabiki aşılamaya başlamadan önce dikkat etmemiz gereken bir kaç nokta bulunmaktadır.

AŞILAMADAN ÖNCE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

- Aşılamaya getirilen kediler mutlaka sağlıklı olmalıdır. Herhangi bir şekilde hastalık belirtisi gösteren (ishal, kusma, öksürük, ateş, iştahsızlık, halsizlik v.s.) kediler mutlaka veteriner hekiminiz tarafından muayene edilmeli ve hastalıkları tamamen iyileştikten sonra aşıları yapılmalıdır.

- Aşı programına başlamadan önce kediler, iç ve dış parazitlerden arındırılmış olmalıdır.

 

KEDİLER İÇİN ÖNERİLEN AŞI PROGRAMI
KEDİNİN YAŞI
UYGULANACAK AŞI
8. Hafta İç ve Dış Paraziter Tedavi
9. Hafta 1.Karma Aşı + 1.Feline Leukozis Aşısı
12. Hafta 2.Karma Aşı + 2.Feline Leukozis Aşısı
13. Hafta Kuduz

 

İlk sene uygulanan bu programın ardından, yapılan aşıların yılda bir kere tekrar edilmesi gereklidir.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kızgınlık dönemi

11/5/2008 -Kategori: Kediler

Kedilerin kızgınlık dönemi olarak adlandırılan ve çiftleşme isteği duydukları dönem, gündüz saatlerinin uzamaya başladığı zamana denk gelir. Bu sayede yavrular yiyecek kaynaklarının azaldığı ve hayatta kalma şanslarının düşük olduğu soğuk kış ayları yerine havanın ısınmaya başladığı ve anne kedinin hem kendisine hem de yavrularına daha kolay bakabileceği bahar ve yaz aylarında doğarlar. 

Gündüz saatleri uzamaya başladığında, gitgide daha uzun süreler boyunca gün ışığı gören kedinin beynindeki hipotalamus bölgesi uyarılır ve FSH denen hormon üretilmeye başlar. FSH, hem yumurtalıkların yumurta üretmesini hem de östrojen hormonunun salgılanmasını sağlayarak dişi kedileri çiftleşmeye hazırlar. Bununla birlikte, yapay olarak aydınlatılan ve ısıtılan bir ev ortamında yaşayan kediler ve Siyam kedileri gibi bazı cinsler tüm yıl boyunca kızgınlık dönemi yaşayabilirler. Erkek kediler yaklaşık yedi aylık olduklarında, dişi kedilerse altıncı aydan itibaren kızgınlık belirtileri gösterebilirler. 

Erkek kediler kızgınlık dönemine girdiklerinde her zamankinden farklı tonda yüksek bir sesle miyavlarlar ve yaşadıkları bölgeyi keskin kokulu bir sıvı püskürterek işaretlerler. Bunun amacı civardaki dişi kedilere varlıklarını bildirmek ve olası rakiplerinin bıraktığı kokuyu kendi kokularıyla maskelemektir. Yine bu dönemde diğer erkek kedilerle yoğun bir rekabete girerler. Çoğunlukla bu rekabet karşılıklı ses ve gövde gösterisiyle sınırlı kalsa da kimi zaman kavgalar da yaşanabilir. Üstünlüğünü kabul ettiren erkek, doğurgan döneminde olan dişi kediyle daha çok kereler çiftleşme ve soyunu sürdürme şansını kazanır. 

Dişi bir kedi kızgınlık dönemine girdiğinde çoğu zaman kulağa acıklı gelen bir sesle miyavlamaya ve her zamankinden daha fazla ilgi beklediğini gösteren davranışlar sergilemeye başlar. Sık sık yere yatıp yuvarlanarak karnını açar, gövdesinin ön kısmını yere yapıştırıp arkasını havaya kaldırarak ön patileriyle olduğu yerde sayar. Sokak kapısının önünde, pencerede ya da evin yankı yapan yerlerinde yüksek sesle miyavlamasının nedeni sesini çevredeki erkek kedilere duyurmak ve çiftleşmeye hazır olduğunu haber vermektir.  

Dişi bir kedi hamile kalıncaya dek pek çok kereler çiftleşebilir. Kızgınlık dönemi ortalama dört-altı gün sürer. Bu zaman zarfında çok sayıda erkek kediyle çiftleşerek yumurtaların en sağlıklı ve güçlü erkek tarafından döllenmesini güvence altına alır. Yumurtaların rahime ulaşmaları iki gün sürebildiği ve erkek kedi spermleri günlerce hayatta kalabildiği için yumurtalar farklı erkek kedilerin spermleri tarafından döllenebilir. Bir başka deyişle, bir batında doğan yavruların yavruların babaları farklı olabilir. 

Eğer kızgınlık döneminde çiftleşme gerçekleşmezse yumurtalıklar yumurta üretmezler ve dişi kedi, iki günden iki haftaya kadar uzayabilen bir sürenin ardından tekrar kızgınlık dönemine girer. Eğer çiftleşme gerçekleşir ve dişi kedi hamile kalırsa hamileliğin sonuna kadar bir daha kızgınlık dönemine girmez

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Tüy sorunu

11/5/2008 -Kategori: Kediler

Yaygın kanının aksine, gerekli aşıları ve parazit tedavisi düzenli olarak yapılan bir kedinin tüyleri insan sağlığı için hiçbir tehlike içermez. Kediler doğaları gereği tüyleri yenilendikçe eski tüylerini dökerler ve özellikle mevsim dönümlerinde dökülen tüylerin miktarı artar. Birkaç basit yöntemi uygulayarak bu tüylerin hem bizler, hem de kedilerimiz için sorun olmasının önüne geçebiliriz.

Kedinizin tüylerini her gün düzenli olarak sık dişli bir tarakla tarayın ya da yumuşak kıllı bir fırçayla fırçalayın. Tel fırçalar kedinizin canını yakacak ve derisine zarar verecektir. Tarama/fırçalama sayesinde kedinizin kendini yalayarak temizlerken yutacağı tüy miktarını önemli ölçüde azaltmış olursunuz. Kedilerin yuttukları tüyler mide ve bağırsaklarında topaklar haline gelebilir ve ciddi sorunlara yol açabilir. Bazı kediler bu tüyleri bağırsak yoluyla atamadıklarında kusarak çıkarırlar. Her ne kadar bir kedinin tüy kusması pek çokları tarafından doğal olarak kabul edilse de, bu durum kediniz için oldukça sıkıntılı ve zararlıdır. Zira kusma sadece tüylerin çıkmasına değil, besin ve su kaybına da neden olur.

Kedinizi taramanın ya da fırçalamanın bir başka faydası, bu sayede her gün kedinizi kapsamlı bir muayeneden geçirmenizdir. Bunu yaparken kedinizin bir cilt problemi olup olmadığını, üzerine yerleşmiş pire, kene gibi parazitler olup olmadığını, gövdesinde ağrılı bir bölge, şişlik, kabuklanma ya da yara olup olmadığını da görürsünüz.

Ayrıca dökülecek olan tüylerin çoğunu tarak ya da fırçayla alacağınızdan, eve dağılan, eşyalara ya da giysilere yapışan tüy miktarını da büyük ölçüde azaltmış olursunuz. Evinizi sık sık elektrikli süpürgeyle temizlemenin yanı sıra, giysilerinize ve kumaş kaplı yüzeylere yapışan tüyleri temizlemenin en pratik yolu, bir koli bandının yapışkan tarafını kumaşın üzerinde gezdirerek bunları almaktır.

Sağlıklı bir kedinin kürkü parlak ve gürdür. Düzenli olarak fırçalamanıza/taramanıza rağmen kedinizin tüyleri matlaştıysa, her zamankinden çok daha fazla tüy döküyorsa bu bir sağlık sorununun habercisi olabilir. Böyle bir durumda pet shoplarda satılan, parlak ve dökülmeyen tüyler vaat eden ürünleri kullanmak yerine öncelikle muhakkak veteriner hekiminize danışın.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

evcil hayvanlar, hastalıklari ve beslenmeleri

evcil hayvanlar hakkında hersey

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

. Designed by In Obscuro